Forum47

PORTAL Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et
Geri git   Forum47 Mardin'in Gülü >
•.(¯`•.Eğitim •´¯).• > Eğitim > Rehberlik
Kullanıcı ismi
Şifreniz
Kayıt ol Radyo Üye Listesi Ajanda Arama Bugünkü Mesajlar Bütün Forumları okunmuş kabul et

Tags: , , , , , , , ,

Konu Bilgileri

Sahte imza nasıl anlaşılır, incelemesi, cezası nedir - nasıl tespit edlir

Görüntülemeler : 27513

Konudaki Cevap Sayısı : 0

Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler :  

Anket: KONUDAN MEMNUN KALDINIZMI
Cevap şıkları
KONUDAN MEMNUN KALDINIZMI

Yeni Konu aç Cevapla
 
Konu Araçları Stil
Alt 07-23-2010, 14:28   #1 (permalink)
Yıldız Üye
 

www.forum47.com
Bilgiler
Üyelik tarihi: May 2009
Mesajlar: 155
Üye No: 13184
Teşekkür Thanks: 317
Thanked 92 Times in 40 Posts
İtibar
Rep Puanı : 172
Rep Derecesi : NİSEBİN has a spectacular aura aboutNİSEBİN has a spectacular aura about
Standart Sahte imza nasıl anlaşılır, incelemesi, cezası nedir - nasıl tespit edlir




İMZA İNCELEMELERİ VE BİLİRKİŞİLİK
YrdDoçDrJale Bafra , İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü Öğretim Üyesi, Belge İnceleme Birimi Sorumlusu

GİRİŞ VE AMAÇ:
İmza; üstündeki metnin o kişi tarafından bilinip kabul edilmesi, onaylanması sonuçlarını doğuran ve sahibini alacak,borç ya da taahhüt altına sokan ayırdedici bir işarettir Bu niteliği ile de imza hukuki alanda büyük önem ve değer taşır İnkarı ve kime ait olduğunun belirlenememesi veya hatalı belirlenmesi durumunda maddi manevi telafisi imkansız zararlara yol açar Uzmanlar imza incelemelerinde çoğu zaman tereddütlere düşmekte, birbirine zıt raporlar verilmekte ve imzanın ne olduğu, ne şekilde atılması gerektiği konusunda mevcut hukuki düzenlemelere rağmen, yerleşmiş bir tatbikat olmadığı için sağlıklı sonuçlar alınamamaktadır Sorunun nereden kaynaklandığı ve ne yapılması gerektiği, hukuki düzenlemelerin neler olduğu hakkında bir çalışma yapmayı zaruri bulduk

I - İmza Nedir ve Nasıl Atılmalıdır:
İmza bir el yazısı formudur, fakat ayırıcı olma amacını taşır İki çeşit imza vardır Kişinin normal el yazısı ile yazdığı (yazı) imzalar ve kısmen okunabilen ya da hiç okunamayan ayırdedici bir işaretten oluşan (şekilsel )imzalar Yazı imzalar tüm isim ve soyadı, ilk isim ve diğer isimlerin baş harfleri veya baş harfler ve soy isimden oluşabilir Baş harfler birbirine veya soy isme bağlanmış veya bağlanmamış ya da hepsi çeşitli karışımlardan meydana gelmiş olabilir1 İsim ve soy isim yazarak atılan yazı imzaların dahi çoğu kez ayırıcı olmasına önem verilmekte ve imzaya örneğin kuyruk ya da çizgi gibi karakteristik simgeler ilave olunmaktadır
İmzanın en önemli özelliği tümüyle aynı şekilde tekrarlanabilir olmayışıdırEn yetenekli kişiler dahi hiçbir zaman aynı hareketi aynı şekilde yapamazlar Buna doğal çeşitlilik (natural varyasyon) denilmektedirBu nedenle de iki imzanın üst üste çakışacak biçimde birbirinin aynı olması uzmanlarca taklit belirtisi sayılmaktadır (üstten kopya ya da nakil imzalarda olduğu gibi)2 Kaldı ki; imzanın yazıldığı yere, kullanılan yazı vasıtalarına (kalem,kağıt vs), atıldığı şartlara ve hatta sahibinin ruhi ya da fiziki durumuna, kullanılan ele göre değişmesi kaçınılmazdır Bu özelliği nedeniyle ve bilhassa harf özelliği göstermeyen şekilsel imzalarda karar vermek çok zordur Zira el yazısı ne kadar değişirse değişsin bir takım harflerin şekil ve biçimlendirilişi (konstruksüyon) , örneğin bir (A) harfinde kullanılan çizgilerin boyut ve orantıları veya bir (g) harfinin gövde oluşumu ya da aşağıya doğru uzayan kuyruğunun yapılışı tamamen kişiye özgüdür ve ayırt edicidir Bu nedenle de el yazısı harflerinin (veya büyük harf) kullanılmasıyla atılan yazı imzalarda kişinin bu harf karakteristiğinden yola çıkarak ve hatta karşılaştırma için sadece imza örneği değil yazı örnekleri de kullanılarak sonuca varılabilir Bu da incelemecinin işini kolaylaştıran ve kararın sıhhatini temin eden bir faktördür Çünkü bu taktirde yapılan karşılaştırma ve incelemenin bilimsel ve uluslararası standartlara oturtulabilmesi mümkün olur Ancak, Avrupa ve Amerika'nın aksine ülkemizde şekilsel imza atmak yaygın bir alışkanlık haline gelmiştir Bu durumda sadece bir yuvarlak, bir takım yatay veya dikey çizgiler , büklümler ya da zikzaklardan oluşan şekillerin ait olduğu bireyin ya da mahkemelerin çoğu kez sorduğu üzere hangi el ürünü olduğunun belirlenmesi - çok karakteristik bir şekil olmadıkça - imkansızdır Çok karakteristik şekillerde dahi verilen kararın isabeti tartışmalıdır ve bu artık incelemeyi yapanın sezgilerine yada benzetme yeteneğine dayanan sübjektif bir hüküm olduğu için daima şüphe ile karşılanmaya mahkumdur Bilimde nesnellik (objektivite) yani her zaman, herkes tarafından aynı kabul edilebilir olma esastır Ülkemizde aynı imza hakkında farklı kararlar verilmesinin (bazen bir mahkeme dosyasında birbirine zıt 3-4 bilirkişi raporu dahi görülmektedir) en önemli sebebi de yazarak imza atma alışkanlığının olmayışıdır
Bu problemin çözümü ise ancak imza ile ilgili mevcut hukuk düzenlemelerine kesinlikle uyulmasının temini ile mümkün olabilir Şöyle ki;
İmzanın resmi ve hukuki şekli ad ve soyadının yazılmasıdır2525 sayılı Soyadı Kanununun 2 maddesi 'söyleyişte, yazılışta, imzada öz ad önde soyadı sonda kullanılır' diyerek imzanın atılış şeklini düzenlemiştir Bu metne göre imzada öz ad ve soyadı yazılacaktır
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 14 maddesi ise imza hakkında şöyle bir düzenleme getirmiştir:
'İmza üzerine borç alan kimsenin el yazısı olmak lazımdır
Bir alet vasıtasıyla vaz olunan imza ancak örf ve adetçe kabul olunan hallerde ve hususiyle çok miktarda tedavüle çıkarılan kıymetli evrakın imzası lazım geldiği taktirde kafi addolunur'
14/2 fıkradaki 'bir alet vasıtasıyla vazolunan imza' sözlerinden ise İsviçre Borçlar Kanununun Almanca'sı'na uygun olarak 'El yazısı imzanın mekanik yoldan kopya edilmesi' anlaşılmalıdır3
Yine Türk Ticaret Kanunu' nun 668nci maddesi 'imzalar' başlığı altında :
'Poliçe üzerindeki beyanların el yazısı ile imza edilmesi lazımdır
El yazısı ile olan imza yerine mihaniki herhangi bir vasıta veya el ile yapılan veyahut tasdik edilmiş olan bir işaret yahut resmi bir şehadetname kullanılamaz' hükmünü koymuştur Bu hüküm el yazısı ile yazılması zorunlu olan imzanın yerine mihaniki imza ya da mühür kullanılmasının kıymetli evrak hukuku bakımından geçerli olmayacağını belirtmektedir
İcra İflas Kanunu md68/a 3cü fıkrasında ise:
'Tatbike medar imza mevcutsa bununla yoksa borçluya yazdıracağı yazı ve attıracağı imza ile yapılacak mukayese ve incelemelerden imzanın borçluya aidiyetine kanaat getirilirse' denilmiştir
Bu maddedeki 'yazdıracağı yazı' ibaresinden de imzanın bir el yazısı örneği olması gerektiği anlaşılmaktadır

Türkçe sözlükte imza 'Bir kimsenin bir yazının altına bu yazıyı yazdığını ve onayladığını belirtmek için;her zaman aynı biçimde yazdığı ad ve işaret 'olarak tanımlanmaktadır
Bu tanıma göre de imzanın;
1Yazılması gerekmektedir,
2Her zaman aynı biçimde yazılması gerekmektedir Yani imza yazılırken matbaa harfleri kullanılıyor ise devamlı matbaa harfleriyle, el yazısı yani bağlantılı yazı kullanılıyor ise devamlı bağlantılı yazı ile yazılmalı ve her zaman aynı biçimde atılmalıdır Bu sürekliliği ve 'ayniyeti' temin etmek ve özellikle ticari hayatta güvenliği sağlamak üzere noterlikçe tasdikli imza beyannamesi ya da imza sirküleri alınması usulü benimsenmiştir Noterlik Kanununun 90 maddesi imzaların onaylanmasına dair şekli, 91 ve 92 maddeleri imzanın onaylanma şartları ile onaylama şerhinin muhtevasını düzenlemiş bulunmaktadır
3Sözlükte imza tarif edilirken 'yazdığı ad ve işaret ' tabiri kullanılmıştır İşaretin anlamı okuma yazma bilmeyenler için imza yerine geçen mühür veya bastırılan parmaktır4 'mühür', imza yerine kullanılmak üzere, bir metal veya başka bir obje (ahşap veya kil) üzerine el ile kazınan yazı veya işarettir Bu mühür ve imzaların eskiden olduğu gibi muhtarlarca, şimdi Noterlerce veya ilgili kurumlarınca tasdik edilmeleri ve bu hususun bir varakaya raptedilmesi, imza sirkülerinde olduğu gibi, isbat vasıtası olmalarını güvence altına alacaktır
Bütün bu açıklamalara göre imzada esas olan isim ve soyadı yazılmasıdır İmza incelemelerinden sağlıklı netice alınabilmesi için mutlak surette kişinin el yazısı harflerini ihtiva eden yazı formunda atılmış bir imza olması ya da, en azından, imza atarken mutlaka isim ve soyadının da yazdırılması kuralını uygulamaya yerleştirmek gerekmektedir Aksi halde, birbiriyle çelişkili bilirkişi raporlarının ve adaleti yansıtmayan mahkeme kararlarının önüne geçmek mümkün değildir

II - İncelemeye esas alınacak imza örnekleri
İmza incelemelerinde karşılaşılan güçlüklerden biri de karşılaştırmaya esas alınacak örneklerin (mukayese materyali) nitelik ve niceliğinden kaynaklanmaktadır Mahkemelerden gönderilen mukayese materyali genellikle ya sayıca az ya da karşılaştırmaya elverişsiz olmaktadır Yazı ve imza incelemelerinde örneklerin yeterli sayıda ve inceleme için elverişli nitelikte olması isabetli bilirkişi kanaatinin oluşumunu sağlayan en önemli etkendir
1 Örnek imzalar sayıca ne kadar çok ise mukayese o kadar başarılı ve sağlıklı olur Zira kişiye ait karakteristik unsurların belirlenebilmesi için o kişinin çok sayıda imza örneğinin incelenmesi gerekir Bir veya iki imza ile karara varmak hem zor hem de doğru değildir Bir kişinin ancak çok sayıda imzasında tekrarlandığı görülen özelliklerin o kişiye ait olduğu söylenebilir Bunların dışında kalanların ise tesadüfi olma olasılığı çok yüksektir 'Çok sayıda imza' deyiminden tatbikatta anlaşıldığı gibi, kişinin aynı anda, örneğin mahkeme huzurunda 'istiktab' yaptırılmasında olduğu üzere, ardarda atılmış çok sayıda imzaları değil, çeşitli zamanlarda, çeşitli yerlerde ve farklı sebeplerle atmış olduğu samimi (olağan) imzaları anlaşılmalıdır Zira doğal varyasyon ancak bu imzalarda görülebilir Yoksa ardarda atılmış imzalar ne kadar çok sayıda olursa olsun , aynı imza formunun bir tekrarı olmaktan fazla bir değere sahip değildir5 ve bunların gösterebilecekleri özellikler itibariyle tek bir imza olarak kabulü gerekir Bu bakımdan genel ve yaygın inancın aksine imzanın oturarak ya da ayakta alınmasının da fazla bir önemi yoktur Çünkü yazı ve dolayısıyla imza ele ait değil beyin tarafından idare olunan bir faaliyettir
2 İmzanın gerek doğal varyasyonu gerekse değişimine yol açabilen, yer,vasıtalar, fiziki ve mental sebepler ve zaman gibi , şartlar nedeniyle kişiye ait karakteristik unsurların belirlenebilmesi için o kişinin şüpheli imza ile benzer şartlarda atılmış imzalarının incelenmesi gerekir Örneğin; pul üzerine atılmış bir imza incelecekse kişinin pul üzerine atmış olduğu samimi imzaları örnek alınmalıdır Ayrıca imzanın bilinçli olarak değiştirilebilmesi ihtimaline karşı da samimi imza örnekleri gereklidir Kişilerin sonradan inkar edebilmek için ya da kimliklerini saklamak amacıyla belge imzalarken veya örnek alınması sırasında değiştirerek imza attıkları uygulamada oldukça sık görülmektedir Araştırmalar imza değiştirme konusunda kişilerin hayli başarılı olduklarını da ortaya koymuştur6 Özellikle imzanın başlangıcı ve baş harfi, hızı, eğim ve ölçüsü (uzunluk/yükseklik) değiştirilmektedir 7
3 Araştırmalar imzanın zaman içerisinde sahibinin de fark edemediği doğal bir değişime uğradığını göstermiştir İmza zaman geçtikçe olgunlaşır ve teferruat kaybolur, yerine yeni eklemeler oluşur ve boyutları değişir8 Yapılan çalışmalar 5 yıllık bir zaman dilimi içerisinde aynı kişiye ait imzaların % 44 ünde imzanın iç harflerinin, % 16 sının son harfinin, % 12 sinin ise ilk harfinin değiştiğini göstermiştir Bu değişimler harf ekleme veya harflerin şekil veya karakteristiğinin değişmesi (örneğin grama, yani harf dışında bir işaret halini alması) şeklinde görülmektedir9 Bu nedenle örnek imzaların şüpheli imza ile mümkün olduğu kadar yakın tarihte atılmış olması şarttır10Buradaki zaman aralığı azami beş yıldır Beş yıldan daha eski imza örneklerinin mukayeseye esas alınması doğru değildir
4 Özellikle imza incelemelerinde dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta da gerek şüpheli gerekse örnek imzaların fotokopi olmamasıdır Yazı ve imza incelemelerinde genel kural, incelenecek yazı ya da imzayı ihtiva eden belgenin aslına ulaşmak mümkün olmadığı taktirde kaliteli bir fotokopi üzerinden karşılaştırma yapılabileceğidir1 Bu da ancak orijinal belgeden doğrudan çekilecek fotokopi olabilir Fotokopinin fotokopisi asla kullanılmamalıdır Zira fotokopi üzerinden yapılacak incelemeler çoğu olayda kişisel harf formlarını, harfler arasındaki bağlantıları ve genel görünümü gösterebilir Fakat, basınç,hız,kalem kaldırma, yazı vasıtasının pozisyonu , çizgilerin başlangıç ve bitiş noktası ve gidiş yönü ve diğer önemli delilleri tesbit edebilmek mümkün değildir11
İlaveten imzalar açısından bilhassa günümüzde teknolojideki önemli gelişmeler nedeniyle fotokopi, fotoğraf ve bilgisayarlar vasıtasıyla imza nakilleri ve sahte belge oluşturma imkanları karşısında mümkün olduğu kadar fotokopi üzerinden çalışmaktan kaçınılmalıdır Ayrıca fotokopi üzerinden çalışılması halinde silinti ve değiştirme gibi sahtecilik izlerinin belirlenmesi de imkansızdır11 Belgenin aslının bilirkişiye gönderilmesinin mümkün olamadığı hallerde uzmanların bulunduğu yere giderek asıl imzayı görmeleri ve incelemeleri yerinde olacaktır Bu hususta dijital fotoğraf makineleri imza aslını görüntüleme ve daha sonra bilgisayarda inceleme bakımından yardımcı olarak kullanılmaktadır12

III Örneklerin temini:

İncelemelerde kullanılan örnekler iki şekilde temin edilir
1 Kişinin evvelce mevcut ,samimi ,imza örneklerinin toplanması,
2 Huzurda imza örneği alınması (istiktap)

1 İimza örneği toplama usulü:
Bu imzalar kişinin günlük hayatında çeşitli vesilelerle ve çeşitli belgeler üzerine atmış olduğu imzalarıdır Vekaletname, vasiyetname,banka imza kartonları, trafik tescil dosyaları, tapu senetleri, seçim defterleri, iş veya özel mektuplar, sözleşme veya taahhütname ya da çek, senet gibi kambiyo evrakı üzerindeki imzalar karşılaştırmaya esas imza örneği olarak kabul edilebilir imzalardır Samimi imza örneklerinin bazı avantajları ve dezavantajları mevcuttur Bunlar tabii şartlar altında atıldıkları için doğal imzalardır ve değiştirme ihtimali mevcut değildir Ayrıca zaman itibariyle şüpheli imzaya yakın ya da aynı tarihlidir Buna mukabil kim tarafından atıldıkları şüphelidir ve atıldıkları andaki şarlar (hastalık,korku,tehdit, karanlık vs) bilinmeyebilir13Yine de alınan imza örneklerine göre daha güvenilir olup tercih edilmelidir14
İcra İflasKanunumuz 68 maddesinde ;
'Belge altındaki imza alacaklı tarafından inkar edilirse, hakim 68/a maddesindeki yazılı usule göre yaptıracağı inceleme neticesinde imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirdiği taktirde'diyerek imza incelemelerinde uyulması gereken usul hakkında 68/a maddesine atıfta bulunmuştur 68/a 3 fıkrasında inceleme ve mukayesenin varsa tatbika medar imza ile yoksa alınacak yazı ve imza örneği ile yapılmasını öngörmüştür
Maddenin 4 fıkrasında ise 'İmza tatbikinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu' nun bilirkişiye ait hükümleri ile 309 uncu maddesinin 2, 3 ve 4 fıkraları ile 310, 311 ve 312 madde hükümleri uygulanır' hükmüne yer verilmiştir
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunumuz imza incelemelerinde örnek elde etme usulünü 309 maddesinde ayrıntılı olarak düzenlemiş bulunmaktadır ' Tatbike esas ittihaz olunabilecek evrak olmadığı veyahut olup da dereceyi kifayede bulunmadığı taktirde ehlihibre (bilirkişi) tarafından terkip olunacak ibarelerle münkir olan kimseye yazı yazdırılarak tatbikat icra olunur'
Buna göre; imza incelemesi yapılabilmesi için öncelikle imzayı inkar eden kişiye ait olduğu muhakkak olan bir imzaya ihtiyaç vardır İnkar eden kişiye ait olduğu muhakkak olan imzalar iki şekilde elde edilir:
11 İnkar edenin (mesela borçlunun) daha önce başka bir münasebette imzalamış olduğu belgelerdeki imzası Uygulamaya elverişli (tatbika medar) belgeler md 309/III de tahdidi olarak sayılmıştır:
a)Tarafların inkar eden tarafından imzalanmış olduğu hususunda anlaştıkları (ittifak ettikleri) her çeşit belgedeki imzalar Mesela alacaklı borçlunun kendisine gönderdiği bir mektubu ibraz eder ve borçlu da mektubun ve altındaki imzanın kendisine ait olduğunu kabul ederse bu imza uygulamaya elverişli imza sayılır
b)Adi senetteki imzayı inkar eden tarafın bir resmi senetteki, örneğin tapu dairesinde düzenlenen senetteki, resen düzenlenmiş veya imzası tasdik edilmiş noter senedindeki, evlenme defterindeki veya icra tutanağındaki imzası ile Ticaret Sicili'ndeki uygulama imzası uygulamaya elverişli imzalardır Buna karşılık inkar eden tarafın Muhtarlık Sicil Defteri'ndeki, noter vasıtasıyla gönderdiği ihtarname ya da protesto üzerindeki,Ticaret ve Sanayi Odaları'ndaki noterlikçe tasdikli olmayan sirkülerdeki ve vasiyetnamedeki imzası uygulamaya elverişli imza değildir15 İİK md66/2 ye göre borçlunun İcra Dairesindeki imzaları tatbike medar imza sayılmaktadır
12 İnkar edenin memuriyeti gereği olarak imzaladığı belgelerdeki imzaları uygulamaya elverişli imzalardır (HUMK309/III) Mesela bir daire müdürünün o daire adına yazılan resmi yazılardaki imzası gibi
İnkar edenin mahkeme huzurunda atmış olduğu imzalar (mesela taraf,bilirkişi,şahit imzaları) da uygulamaya elverişli imza sayılır Buna karşılık dava veya temyiz dilekçesi ve tebliği mazbatasındaki imzalar mahkeme huzurunda atılmadıkları için uygulamaya elverişli imza değildir15
2 İmza örneği alma usulü : İkinci grup imza örnekleri ise şüpheli kişi ya da kişilere bir uzman ya da yetkili makam huzurunda attırılan (istiktap) imzalarıdır Bu yöntemin avantajı bir şahit huzurunda alındığı için kimlik konusunda tereddüte yer olmaması ve şüpheli imza ile aynı yazı vasıtaları ve aynı biçimde alınabilmesinin mümkün olmasıdır Ancak bu imzalar şüpheli imza ile çağdaş olmayacaktır ve ayrıca imza değiştirme tehlkesi ve kişinin heyecana kapılması nedeniyle imzasının deforme olması ihtimali söz konusudur Bu nedenle imza örneği alınırken belli bir prosedüre uyulması ve ehliyetsiz kişiler tarafından örnek alınmaması şarttır Şöyle ki;
Öncelikle, imzası alınacak kişilerin kimliğinin tesbit edilmesi gerekir Kimlik tesbiti nüfus cüzdanı, sürücü belgesi, pasaport gibi resmi,tasdikli ve fotoğraflı bir kimlik belgesi ile yapılmalıdır
Daha sonra imza örneği alınacak kişi sessiz bir odaya alınarak rahat bir biçimde yazı yazabileceği bir masaya oturtulmalıdır Şayet imzanın farklı şartlarda atıldığı (ayakta, yatarak vs) iddiası varsa aynı şartlar sağlanmalıdır Kişi çok heyecanlı ise heyecanının geçmesi beklenmelidir
Kendisine uygun yazı malzemeleri verilmeli ve her bir kağıda bir adet olmak üzere isim ve soy isim yazarak imza atması istenmelidir Bir görüşe göre imza örneğinin 3x5 boyutunda kağıtlara alınması gerekir16 Bu ebad ortalama standart bir imza boyutudur Daha büyük ya da küçük kağıt kullanılması imzanın ölçüsünün değişmesine yol açacağından yanıltıcı olabilir
Örnek alınacak kişiye şüpheli imza gösterilmemeli ve şayet şüpheli imza başka birine aitse o imzayı atması istenmelidir Yani A şahsı imzasını inkar ediyor ve şüpheli imzayı B şahsının atmış olabileceğini iddia ediyorsa B şahsından imza örneği alınırken A şahsının imzasını atması istenmelidir14
Kişinin imza atarken değiştirmeye çalıştığından şüphe edilirse şüphe giderilinceye kadar örnek alımı tekrarlanmalıdır
Örnek alımının kim tarafından,nerede, hangi tarihte ve ne şekilde yapıldığı kişinin kimliğine ait bilgilerle birlikte 'tutanak' halinde yazılmalı ve taraflarca imzalanmalıdır
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu md309/4 örnek alma usulünü de düzenlemiş bulunmaktadır Buna göre;
'İnkar edenin yukarıda sayıldığı üzere uygulamaya elverişli imzaları bulunamazsa ya da bulunup da hakim tarafından kafi derecede kanaat belirtici görülmezse , ehlihibre tarafından terkip olunacak ibarelerle münkir olan kimseye hakim huzurunda yazı yazdırılır ve imza attırılır'
Maddeye göre öncelikle örnek alımının hakim huzurunda olması gerektiği ve 'Ehlihibre tarafından terkip olunacak ibarelerle' ifadesinden karşılaştırma materyali olarak kullanılacak yazı parçasının tespitinin tamamen bilirkişiye bırakıldığı ve dolayısıyla istiktap yapılırken bilirkişinin de hazır bulunacağı anlaşılmaktadır Oysa uygulamada tam tersine istiktap yazısı veya imzası hakim ve hatta bazen mahkeme kaleminde görevliler tarafından alınmakta ve dosya hazır olarak bilirkişiye teslim ve tevdi olunmaktadır Halbuki inceleme konusu ile örnek materyalin birbirine uygun olması gerekir Bazen imzanın üst tarafında kişinin el yazısı ile yazdığı isim ve soy isim veya çoğu kez gördüğümüz 'okudum' şeklinde bir ibare olabilir Bu durumda kişilere aynı yazının, aynı harflerle (büyük harf ise büyük harf, küçük harf ise küçük harf, bağlantılı yazı ise bağlantılı yazı) yazdırılması, imzanın (veya yazının) aynı yazı vasıtası (kurşun kalemse kurşun kalem, keçeli kalemse keçeli kalem) ile alınması incelemenin sıhhati açısından büyük değer taşımaktadır Bu hususa riayet edilmeyişi ise bilirkişileri zor durumda bırakmaktadır
Yine, bazı istisnalar dışında (çekin kaybolması ya da çalınması gibi) çeklerin üzerindeki yazıların imzalayan kişi tarafından yazılmış olması esastır Mahkemece çek altındaki imzanın incelenmesi istendiğinde çekin metin yazılarının da ,aynı biçim ve içerikte, şüpheli kişi ya da kişilere yazdırılarak bilirkişiye gönderilmesi halinde bu yazıdan sonuca ulaşmak mümkün olacaktır Deneyimsiz ve bilgisiz kişiler tarafından örnek alınması halinde ise önemli bir ipucu gözden kaçmaktadır
Örnek alımı (istiktap) sırasında imza değiştirmenin önüne geçebilmek için de örneklerin bilirkişi huzurunda ve gözetiminde alınması zaruridir Samimi imza örneklerinin bulunmadığı ya da sayıca yeterli olmadığı durumlarda istiktap yaptırılırken hiç değilse kişinin önüne her bir imza örneği için ayrı bir kağıt verilmesi ve her imzadan sonra belli bir süre geçmesine dikkat edilmesi hem varyasyon aralığının belirlenmesi hem de kasıtlı değiştirme gayretinin engellenmesi açısından önemlidir
Bütün bu prosedür tamamlandıktan sonra elde edilen örnekler ve inceleme konusu belge bozulmayacak bir şekilde ambalajlandıktan (tercihen plastik bir zarf içerinde) ve üzeri etiketlendikten sonra bilirkişiye teslim edilmelidir İnceleme konusu belgenin herhangi bir şekilde zımbalanması, iğnelenmesi veya katlanması, üzerine yazı veya işaret koyulması sakıncalıdır
Şüpheli ve örnek imzalar imza incelemesinde kullanılan uluslar arası standart kriterler doğrultusunda birbiriyle karşılaştırılarak incelenir Bu incelemede şüphesiz ki en önemli araç incelemeyi yapan kişinin gözüdür Fakat bazı yardımcı vasıtaların kullanılması da gereklidir Özellikle incelenecek malzemenin aynı oranda büyütülmesi şarttır Bunun için çeşitli mercekler ya da fotokopiden yararlanılır Ayrıca belge üzerindeki ekleme ya da çıkartma şeklinde yapılan tahrifatın, mürekkepler arasında farklılık olup olmadığının ya da fulaj izlerinin belirlenebilmesi için çeşitli ışık kaynakları (Ultraviyole, infrared, yatay ışık vs), mukayese mikroskopu, ESDA (fulaj izi belirleme cihazı), VSC (video spectral comparator) 2000, fotoğraf ve komputer ekipmanları kullanılmaktadır

SONUÇ:
İmza incelemelerinden doğru ve güvenilir bir sonuç alabilmek için yukarıda belirtilen asgari kurallara uyulması zaruridir Bunun yanısıra incelemeyi yapan kişinin uzmanlık,dikkat ve deneyimi ile incelemeye ayıracağı zaman çok önemlidir Kısa sürede dikkatsizce yapılan incelemelerde hata ihtimali yüksektir
Bilirkişi raporu hakimi bağlamadığı ve hakimin delilleri serbestçe değerlendirme yetkisi olduğu için son kararı verecek olan hakimdir Nitekim HUMK Md 309/1 e göre de hakim imza incelemesi sonucunda inkar edilen imzanın inkar edene ait olup olmadığı hususunda kesin kanaat sahibi olmazsa, senedin yazıldığını görenleri veya buna kesin olarak delalet eden vakıalara şahit olanları dinleyebilir15 Şekli hakikatı ortaya çıkarmakla görevli olan hukuk yargılamasında dahi böyle bir hükme yer verilmiş olması ilgi çekicidir Bu hükme göre de yazı ya da imza incelemelerinde hakim kayıtsız şartsız bilirkişi raporuna bağlı kalmamalıdır Bunun için hakimin hiçbir şüphe kalmayacak derecede ikna edilmesi gerekir Bu da bilirkişi raporunun doğru, kesin, açıklayıcı ve tatmin edici olmasını gerektirir Bu nedenle de Dünya'da uygulandığı gibi ülkemizde de bilirkişi raporlarına fotoğraf ya da bilgisayar çıktısı gibi görsel malzemeler eklenerek incelemeden elde edilen bulguların bunlar üzerinde gösterilerek izah edilmesi ve hatta bilirkişinin bizzat mahkemede uzman tanık (expert witness) olarak dinlenmesi yararlı olacaktır

Kaynakça:
1 Ellen D ,The Scientific Examination of Documents:Methods and Techniques, Second Edition, England ,1993;25
2 Hilton O, Scientific Examination of Questioned Documents, Second Printing, USA, 1984, 172-174,
3 Ataay A, Sungurbey İ, Açıklamalı Medeni Kanun ile Borçlar Kanunu, İstanbul, 1959: 257,
4 Tutkun KY , İmza,Paraf, Kişisel Mühür, Parmak Basma, İstanbul, 1993
5 Will E Good Standarts in Document Examination Cases, 1988, Sf3, Home
6 Herkt A Signature disguise or signature Forgery, Journal of the Forensic Science Society, 1986,26;217-266,
7 Mohammed La, Signature disguise in Trinidad and Tobago, Journal of the Forensic Science Society, 1993,33;21-24
8 Zweigenhaft RLThe Emprical Study of signature size, Social Behaviour on personality, 1977,5;177-185)
9 Çetin M İmzalarda zaman içerisinde meydana gelen değişiklikler, İÜ Adli Tıp Enstitüsü,Yayınlanmamış Yüksek Lisans tezi,1997
10 Ewett IW,Totty RN A study of the variation in the dimensions of genuine signatures, Journal of the forensic science society, 1985, 25/3;215
11 Examination of Photocopies, sf1, Questioned Documents, Handwriting Experts - Paul A Osborn & Son
12 Maldonado HI, High Magnificatiıon of Micro printing Using Dijital Photography, American Academy of Forensic Sciences 50 th Anniversary Meeting 1998 ,San Francisco, Proceedings;229
13 Forensic Document Examination Services İnc Obtaining Adequate Handwriting Specimens,sf1,2, Forensic document examination, handwriting analysis, signature identification, handwriting expert
14 Werling NG Handwriting identification,sf1, OpenDNS com/
15 Kuru B Hukuk Muhakemeleri Usulü, 3 baskı, Ankara 1974; 391-395,
16 Harley F Handwriting and Signature Examination, sf4, OpenDNS documentscom/
17 Bafra J İmza, yazı ve Adli Belge İncelemeleri, Esas ve Teknikler,İstanbul Barosu Yayınları, Ufuk Matbaacılık, İstanbul,2006



SAHTE İMZANIN CEZASI NEDİR:

Burada sahte imzanın hangi amaçla atıldığı önemlidir dolayısıyla cezası deişir Ben sizler için başka bir adresten alıntı yaparak bir örnek görmeye çalıştım Buyrun

Alıntı:
TC Yargıtay Ceza Genel Kurulu E 1989/7-45, T 1331989, Sahte Çek Tanzim Etmek
02 Nisan 2009 Perşembe — rahmiofluoglu
TC
YARGITAY
CEZA GENEL KURULU

K 1989/1101
T 1331989
• SAHTE ÇEK TANZİM ETMEK ( Dolandırıcılık Suçunun Unsuru Olmayıp Müstakil Bir Suç Olduğu )
• DOLANDIRICILIK ( Sahte Çek Düzenleyen Şahsın Verdiği Belgenin Karşılıksız Çıkması )
• ÇEK DÜZENLEME YETKİSİ OLMAYAN ŞAHSIN DÜZENLEDİĞİ ÇEKİN KARŞILIKSIZ ÇIKMASI ( Sahte Çek Düzenlemek ve Dolandırıcılık )
• SAHTE ÇEK TANZİMİ VE DOLANDIRICILIK ( Ayrı Ayrı Suçlar Olduğu ve Cezalandırılacağı )
• ÇEK TANZİM YETKİSİ OLMAYAN ŞAHSIN TANZİM ETTİĞİ ÇEK ( 3167 Sayılı Kanun Kapsamına Girmemesi )
3167-1/m1,2,3,7,8,10,12,16
765/m503
6762/m692
ÖZET : 1 – Çek düzenleme yetkisi bulunmayan kişinin düzenleyip verdiği çekin karşılıksız çıkması halinde, çekte yasal tüm unsurlar bulunsa da, 3167 sayılı yasaya aykırı davranışta bulunmak suçu değil, ancak sahtecilik ve dolandırıcılık suçları oluşabilecektir

2 – Müdahilin hulus ve saffetinden istifade ederek, hile ve sania teşkil eden hareketlerle ve sahte imza ile karşılıksız çek düzenleten sanık M S`in bu eylemiyle “sahte çek tanzim etmek” ve “dolandırıcılık” suçlarını işlediği anlaşılmakla birlikte; sahte senet düzenlemek, dolandırıcılık suçunun unsurlarından ve ağırlatıcı sebebi sayılamayacağından, her iki suçtan da ceza tayini gerekir

DAVA VE KARAR: “Dolandırıcılık suçundan sanık Ş`ın beraatine; M S`in TCKnun 503/1, 592 maddeleri uyarınca uyarınca dört ay hapis ve 6000 lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına; 3167 sayılı Yasanın 16 maddesi uyarınca karar ittihazına yer olmadığına; karar kesinleştiğinde sanık M S hakkında sahte senet tanziminden dava açılması için C Savcılığına suç duyurusu yapılmasına” dair, Ankara Onuncu Asliye Ceza Mahkemesi`nce 2331987 gün ve 1985/549 – 1987/195 sayı ile verilen hükmün, sanık tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyin Yedinci Ceza Dairesi, 29121988 gün ve 11866/13429 sayı ile:

( 1 – Sanık Ş hakkındaki hükmün onanmasına

2 – Sanık M S`in temyizine gelince;

Muhtevasındaki yazıların kendisine ait olduğu bilirkişi raporuyla tesbit olunan sanık M S`in meşru olmaksızın eline geçirdiği diğer sanık Ş`a ait çek karnesinden bir yaprağını çek şartlarına uygun olarak doldurup imzasını değiştirmek ve Ş`a ait hesap numarasını göstermek suretiyle karşılıksız çek keşide ettiği dosya içeriğinden anlaşılmasına göre, 3167 sayılı Yasaya muhalefet suçunun oluştuğu dikkate alınmaksızın dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması ) isabetsizliğinden bozmuştur

Bu karara karşı, 1621989 gün ve 13 sayı ile itiraz yoluna başvuran C Başsavcılığı`nca:

( 1 – Ayrıntıları dosya içeriğinde açıklandığı gibi, başka bir şahsa ait çek karnesinin ele geçirilmesi çek üzerindeki yazıların sanığın eli mahsulü, imzanın ise sanığın eli mahsülü olmadığının tesbit edilmesi, Ş diye tanıtılan kişinin başka bir kişi olması, çekin sahte ve karşılıksız olduğunu bilmesi nedeniyle ciro etmekten kaçınması, kendisine ait çeki imha etmesi sanığın dolandırıcılık kastı ile hareket ettiğini gösterir

3167 sayılı Yasaya muhalefet suçu şekli bir suç olduğundan sanığın kastının suç vasfını etkilemeyeceği görüşü, suçun cürümlerden madut olması itibariyle etkili olmayacaktır

2- 3167 sayılı Yasanın 1/2 maddesinde “Bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümler uygulanır” denilmektedir 3167 sayılı Yasa karşılıksız çek keşide edenlerin hangi şartlarla ve hangi prosedür yerine getirildikten sonra mahkum edileceğini düzenlemektedir 16 madde suçun şikayete tabi olduğunu açıklarken, fiili işleyenin düzeltme hakkını kullanması ve hamilin zararını karşılamış olması halinde şikayet hakkının doğmayacağı belirtilmektedir Eylem 3167 sayılı Yasaya uygun kabul edilse, 7 ve 8 maddeler gereği düzeltme hakkı bulunan bir keşideciyi ihtarname göndermeden mahkum etmek mümkün değildir Dava konusu olayın sanığı, bankada hesap sahibi olmadığına ve çeki meşru olmayan yollarla eline geçirdiğine göre mahkumiyet şartı olan ihtarnameye muhatap olmayacaktır

3 – Bir an için bunun dahi mümkün olduğu varsayılırsa, o takdirde müdahilin şikayetten vazgeçmesiyle dava düşecektir Bu halde başkasına ait çeki bilinmeyen bir şekilde ele geçiren ve bu çeki keşide eden şahsın dolandırıcılık suçu şikayete tabi ve vazgeçme ile düşen bir suça dönüşecektir

4 – Olayın özelliklerine göre, suç vasfı yönünden sahtecilik, dolandırıcılık veya 3167 sayılı Yasaya muhalefet ihtimalleri söz konusu olmaktadır Sanık işlediği tek fiil de kanunun muhtelif ahkamın ihlal etmiş olduğundan TCKnun 79 maddesi delaletiyle en şedid ceza ile cezalandırılması gerekir Bu nedenle, Yedinci Ceza Dairesi`nin bozma kararının kaldırılması ve hükmün açıklanan nedenle bozulmasına karar verilmesi ) talep olunmuştur

Dosya içeriğine göre:

Müdahil E, 900000 lira borçlanarak R adlı şahıstan aldığı otomobilini, sanık M S`e satmış, karşılığında adı geçen sanıktan 650000 liralık çek almıştır

Bir süre sonra sanık M S “ödeyeceğini” söyleyerek bu çeki geri alıp yırtmış ve müdahile yeni bir çek vermiştir

Muhatap bankaya ibrazında karşılığı bulunmadığı anlaşılan bu ikinci çekin asıl hesap sahibinin, sanık M S olmayıp, bir süre önce çek karnesini kaybettiğini ileri süren Ş olduğu ve altındaki kime ait olduğu belirlenmemekle birlikte, bu çek üzerindeki yazıların sanık M S`in eli mahsulü bulunduğu bilirkişi incelemesiyle saptanmıştır

Oluş ve sübutta Özel Daire ile, C Başsavcılığı arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır Uyuşmazlık konusu; sanığın eyleminin Yerel Mahkemece kabul edildiği şekilde sahte çek tanzim etmek ve dolandırıcılık suçlarını mı, Özel Daire kararında açıklandığı şekilde sahte çek tanzim etmek ve 3167 sayılı Yasaya aykırı davranışta bulunmak suçlarını mı oluşturacağı; her iki halde de iki ayrı suç oluşturacak olan sanığın eyleminden dolayı iki ayrı ceza mı, yoksa TCKnun 79 maddesi gereğince sadece “sahte çek tanzim etmek” suçundan mı ceza verilmesi gerektiği hususlarıdır

TTKnun 692 maddesinde; “çeki keşide edenin imzası” çekin unsurları arasında sayılmıştır ve 693 maddeye göre; “692 maddesinde unsurlardan birini taşımayan senet, çek sayılmaz” Ceza Genel Kurulu`nun 161987 gün, 7-95/321 sayılı kararı ve sonraki birçok kararında açıklandığı gibi “unsurlarından biri bulunmadığı için çek sayılmayan bir belgeyi düzenleyerek müştekiye veren sanığın eylemi, 3167 sayılı Yasaya aykırı davranışta bulunmak suçunu değil, unsurları gerçekleştiği takdirde dolandırıcılık suçunu oluşturur

Çekte keşideci, onu imzalayan veya imzalatan kişi midir? Başka bir deyişle, çek keşide etmeye hakkı olmayan kişi, herhangi bir çeki imzaladığı takdirde “keşideci” sayılabilecek midir?

Bu soruların cevabı konumuz bakımından büyük önem taşımaktadır Zira, çekin yasaya uygun ve keşide hakkı ile yetkisini yasal olarak haiz kişilerce düzenlenmesi halinde 3167 sayılı Yasa uygulanabilecektir Çek düzenleme yetkisi bulunmayan kişinin düzenleyip verdiği çekin karşılıksız çıkması halinde, çekte yasal tüm unsurlar bulunsa da, 3167 sayılı yasaya aykırı davranışta bulunmak suçu değil, ancak sahtecilik ve dolandırıcılık suçları oluşabilecektir ( İsmail Malkoç, Karşılıksız Çek Keşide Etmek Suçu, Mali Hukuk Dergisi, 1986/4 )

3167 sayılı Kanunnun 3 maddesine göre; çek karneleri ancak bankalar tarafından basılacak veya bastırılabilecektir Anılan madde ile, TTKnun 692 maddesinde sayılanlara ilave olarak, iki şekil şartı daha getirilmiştir Bunlar “çek karnelerinin her yaprağına çekle işleyen hesabın bulunduğu şubelerin adını ve keşidecinin hesap numarasını” yazmaktır Kanun, yazma yükümlülüğünü bankalara vermiş, cezai müeyyidesini 15 maddede göstermiştir

Baskı şeklinde tekdüzeliğin sağlanması için Merkez Bankası`na da görev verilmiştir Merkez Bankası artık, Bankalar Birliği`nin görüşünü de alarak, çek karnelerinin baskı şekline dair esasları tesbit edecektir Nitekim Merkez Bankası, konu ile ilgili ilk tebliğini 2491985 gün ve 18878 sayılı Resmi Gazete`de yayınlamıştır

Çekin kullanımı hususunda da yeni düzenlemelere gidilmiştir Bu konudaki merasimi kısaca özetlersek: Herhangi bir kimsenin çekle işleyen hesap açtırmak için bir banka şubesine başvurması halinde banka, kendi istihbarat kaynaklarıyla müracaatcıyı araştıracaktır Bu araştırma eskiye oranla daha titiz yapılacaktır Çünkü, 3167 sayılı Kanun`un 10 maddesine göre, ileride hesap sahibinin çeki karşılıksız çıkarsa bunun 20000 liralık bölümünden banka sorumlu tutulmuştur Ayrıca 3167 sayılı Kanunu`nun 2 maddesiyle bankalara genel bir sorumluluk da yüklenmiştir Bu maddeye göre bankalar, çekle işleyecek hesap açarken, çek karnesi verirken ve bu kanunla kendilerine verilen görev ve mükellefiyetleri yerine getirirken, bu işlemlerin gerektiği basiret ve itinayı göstermekle zorunlu tutulmuştur

Banka, müracaat eden bir şahsı araştırıp çek karnesi vermeye karar verirse, aralarında muhakkak bir anlaşma yapacaktır Bu kendi iç düzeniyle ilgili olmakle birlikte, banka çek karnesi verir vermez, 3167 sayılı Kanunu`nun 3/4 maddesine göre, karne sahibinin açık kimliğini Merkez Bankası`na bildirecektir

Bu şekilde çek karnesi olan ve kullanmaya başlayan kişinin, çektiği çeklerin karşılığı bulunursa, herhangi bir sorun olmayacaktır

Şayet bu kişinin çeki kısmen veya tamamen karşılıksız çıkarsa işlemlere devam olunacaktır Önce muhatap banka, 3167 sayılı Yasanın 10 maddesine göre 20000 liralık kısmı hamile isteği halinde ödeyecektir Bu miktar ileride Hazine ve Dış Ticaret Müşteşarlığı tarafından yayınlanan toptan eşya fiyatları yıllık endekslerindeki artışlar gözönünde tutularak Merkez Bankası`nda artırılabilecektir

Bu şekilde kısmen ve tamamen karşılıksız kaldığı tesbit edilen çek sahibine, banka, kendisinin veya temsilcisinin elinde bulunan bütün çek karnelerini aldığı bankalara geri vermesini, 8 madde hükümleri gereğince düzeltme işlemlerini yerine getirmeden bir yıl müddetle çek keşide edemeyeceğini ve aksine davranışların cezai müeyyideleri gerektireceğini, ibraz tarihini izleyen on gün içinde iadeli taahhütlü mektupla tebliğ edecektir Ancak bununla bankaların işi bitmeyecek, ayrıca karşılıksız kalan çek sahibinin kayıtlarını inceleyerek ve eğer o şahıs 3167 sayılı Kanunu`nun 8 maddesi gereğince düzeltme hakkını koruyorsa mektupla tebligatın yapılmasını bekleyecektir Bu bekleme süresi, mektupla tebligatın 3167 sayılı Kanunu`nun 12 maddesine göre yapılmış sayıldığı tarihten itibaren yedi işgünüdür ( Mustafa Güven, Kusurlu Karşılıksız Çek ve Karşılıksız Çek Suçu, Yargıtay Dergisi, 1988/4, S 237 )

Mektubu alan çek sahibi, 3167 sayılı Kanunun 8 maddesine göre belirlenen yedi iş günü içinde çek tutarını veya karşılıksız kalan bölümünün % 10 tazminat ve gecikme faizi ile birlikte muhatap bankaya yatırdığı takdirde, işlem burada bitecektir Zira, 3167 sayılı Yasanın 16 maddesi gereğince 8 maddeye veya suç tarihi itibariyle geçici maddeye göre düzeltme hakkı kullandırılmadan “şikayet hakkı doğmaz” ve düzeltme hakkı yalnız çek hesabı sahibine tanınmıştır

Açıklanan hususlar gözönünde tutulduğunda, çek hesabı bulunmayan kişi aleyhine 3167 sayılı Yasaya aykırı davranışta bulunmak suçundan kamu davası açılamayacağının ve çek keşide etme hakkı yalnız çek hesabı sahibi veya temsilcisine tanındığından, başkası tarafından imzalanan bir çekde çekin yasal unsurlarından “keşidecinin imzası”nın bulunmadığının kabulünde zorunluluk bulunduğundan; müdahilin hulus ve saffetinden istifade ederek, hile ve sania teşkil eden hareketlerle ve sahte imza ile karşılıksız çek düzenleten sanık M S`in bu eylemiyle “sahte çek tanzim etmek” ve “dolandırıcılık” suçlarını işlediği anlaşılmakla birlikte; ayrıntıları Ceza Genel Kurulu`nun 30121985 gün ve 6-345/679 sayılı kararında da açıklandığı gibi “sahte senet düzenlemek, dolandırıcılık suçunun unsurlarından ve ağırlatıcı sebebi sayılamayacağından, her iki suçtan da ceza tayini gerekmekte” ise de, sanık hakkında yalnız dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığını gözönünde tutarak, sahte çek düzenlemek suçundan suç duyurusunda bulunan Yerel Mahkeme kararında yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, C Başsavcılığı itirazının değişik bu gerekçelerle kabulüne karar verilmelidir

Çoğunluk görüşünekatılmayan Üyeler: ( Sanığın tanzim ettiği çekde tüm yasal öğeler bulunduğuna ve bu çek de karşılıksız çıktığına göre, sanığın 3167 sayılı Yasaya aykırı davranışta bulunmak suçundan cezalandırılmasına karar verilmesinde zorunluluk bulunduğundan, C Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmesi gerektiğini ) ileri sürerek, bu yolda oy kullanmışlardır

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, C Başsavcılığı itirazının değişik gerekçe ile kabulüyle, Yedinci Ceza Dairesi`nin 29121988 gün ve 11866/13429 sayılı kararının KALDIRILMASINA, usul ve kanuna uygun bulunan Yerel Mahkeme hükmünün ONANMASINA, 1331989 gününde ve üçte ikiyi geçen çoğunlukla kararverildi
NİSEBİN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Google Sponsoru
Cevapla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 16 (0 üye ve 16 misafir)
 
Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap son Mesaj
fobi nedir - bütün fobiler ve anlamları - fobilerin anlamı PİROZZZ Eğitici Bilgiler 0 05-06-2013 00:39
Sahte altın nasıl anlaşılır? SonSuzluk Diğerleri 0 07-23-2010 14:17
Bilgisayar Bilgisi, Bilgisayar İle İlgili Her şey =MaGmA= Bilgisayar Eğt. 3 03-22-2009 14:06
Pc Hakkında 180 Soru ve Cevaplari BeTeR Bilgisayar Eğt. 4 03-22-2009 14:02
Elektronik İmza Kanunu... USLU_ÇOCUK Diğer Hukuksal Bilgiler 0 11-10-2008 20:27


Saat 20:55.


Yapımcı: vBulletin Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2014 , Jelsoft Enterprises Ltd.br

Copyright © 2014 , FORUM 47 ©All Rights Reserved
Türkçe Çeviri: Murat

9 11 12 13 14 15 16 17 18 19 36 37 39 40 41 42 43 44 45 47 48 49 50 52 53 55 56 57 58 60 61 62 63 64 65 66 67 70 71 72 73 74 75 79 81 84 85 87 88 89 90 92 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 105 126 135 136 139 141 142 143 144 145 146 150 157 158 160 163 164 165 166 169 170 171 172 173 174 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 204 205 206 209 211 212 213 214 221 225 226 227 229 232 233 234 235 236 237 238 242 243 247 248 252 253 271 272 273 274 276 312 313 318 319 324 325 326 330 331 333 334 339 341 343 344 347 350 355 360 362 407 411 414 440 441 442 443 464 489 490 497 505 506 512 513 514 516 518 520 521 541 542 546 547 548 549 550 551 552 553 554 555 556 557 558 559 560 565 566 567 569 570 571 573 574 575 577 578 579 580 581 582 588 589 590 591 592 593 631 632 633 634 635 636 637 638 641 645 647 648 649 650 651 652 655 656 657 658 660 661 662 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 680 681 683 684 685 687 688 689 690 691 692 693 695 710 715 716 717 718 719 720 722 723 724 725 727 739 741 743 744 745 746 747 748 749 750 751 752 753 754 755 760 761 762 763 764 765 770 784 785 786 787 788 789 790 791 799 800 801 804 805 806 807 809 812 813 814 815 816 817 825 826 827 828 829 830 831 832 833 834 835 836 838 839